Hayallerim, Delorean ve Sen: O bildiğin hikaye mi? : "The Cabin In The Woods"

7 Mayıs 2012

O bildiğin hikaye mi? : "The Cabin In The Woods"


Korku filmlerini oldum olası sevdim. Elm Sokağı Kabusu serisine bayılır, 13. Cuma'ları güle oynaya izlerim. Freddy'nin aksiyon figürü her gece ben yataktayken beni izledi uzun yıllar durduğu raftan. Freddy'nin insandan kırma vahşi bir canavar olduğunu söylemek yanlış olmaz sanırım. Korku filmlerinin baş tacı ettiği canavarlar, zombiler, hayaletler, vampirler, uzaylılar ve annesi bilim olan birçok diğer korkutucu yaratık için ilgi çekici demek haklı olmazsa, başka ne olabilir? Öyle ki yaratık vb. filmlerinde yaratığın dizaynı kritik bir yerde durur; çünkü seyirci destansı bir "şey" görmek ister. Hele günümüzün çok görüp geçirmiş, burnu kalkık sinema seyircisi için hazırlanacak olan "şey"in üzerinde titizlikle çalışılmalıdır. Mesela geçen sene izlediğimiz Super 8'deki canavarın neye benzeyeceği konusu çok tartışılmış ve Abrams bu konuda ağzını çok sıkı tutmuştu. Eh en sonunda filmi izleyenler meraklarını giderdi; çokta kötü bir canavar değildi gördüğümüz. Yeterince korkutucuydu diyelim. Tabi ki bir canavarın korkutucu olma kaysayısı filmde nasıl kullanıldığı ile de doğru orantılı. O başka bir konu.
Gene sapıyorum konudan. Zihni tutmak zor iş. Neden korku filmlerinden girdim konuya? The Cabin In The Woods sağolsun. Yeni izledim. Yazarlarından biri Joss Whedon. Kendisi eğlence dünyasının bilim kurgu ve fantezi kollarında kendini onlarca kez kanıtlamış, yaratıcı bir adam. Buffy The Vampire Slayer, Angel, Firefly'ın yaratıcısı ve daha izlemediğim The Avengers'ın yönetmeni kendisi. The Cabin In The Woods, fragmanı ilk izlendiğinde "gene o filmlerden" dedirtiyor kendine. Beş kişiden oluşan genç ve dinamik grup  -korku filmlerinin en klişe kurban tiplerini barındırıyor- ormanda ıssız bir yerde bulunan kulübede eğlenceli bir haftasonu geçirmek için yola çıkıyor. Kulübeye gidiş yolunda bazı kötülük alametlerini görmezlikten geliyorlar. Her şey bundan önce yapılanlarda olduğu gibi ilerliyor filmde. Filmin izlenecekler listeme girmesinin hikayesinde Sinema dergisinden bir yazı başrolde. Whedon ve arkadaşı, filmi sıradan ve geliri garantili bir film havasına sokuyor, ardından stüdyodan yeşil ışık alıyorlar. Stüdyoların yenilikçi fikirlere pek sıcak bakmadığı, eski kafalı ve paragöz kodamanlar oldukları bilinir zaten. Bütçeyi aldıktan sonra yapılanlar ise aslında Whedon ve dostunun deneysel, fikirlerine koşacak geniş bir arazi verip çektikleri yenilikçi bir filmin kameraya alınma safhası olmuş. Merak uyandırmıyor mu? Uyandırıyor.

Film hakkında fazla detay vermeden nasıl yazacağımdan emin değilim. Gerçekten beklenenden farklı bir şeyler göreceğiniz kesin. Korku filmlerinde yapılmamışlar bu filmde hayat buluyor demek belki abartma olur. Bugüne kadar yapılmış birçok şey daha önce yapılmamış bir şekilde sentezleniyor diyelim. Bazı kısımları çok keyifli. Özellikle karşılaşığım o korkunç varlıklar. Daha fazla yazmayacağım, yazım biraz merak uyandırdıysa izleyin.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...