Hayallerim, Delorean ve Sen: Westworld

2 Aralık 2016

Westworld


*Metin spoiler içermiyor.*
  
Westworld bu senenin en şahane işlerinden biri. HBO'nun yeni muhteşemliği Jonathan Nolan ve Lisa Joy tarafından yaratıldı. Yaratıcı ekibin yanında oyuncu kadrosu da şahane: Anthony Hopkins, Evan Rachel Wood, Jeffrey Wright, James Marsden, Thandie Newton... 1973 yapımı aynı adlı filmden esinlenen dizi eski işlerin (tabiri caizse) "geri dönüşüm"ünün nasıl olabileceği konusunda ders verir nitelikte. Hali hazırda var olan bir hikayenin yeniden ziyaret edilip, yepyeni bir bakış açışı ve yaratıcı enerjiyle ele alınıp nasıl müthiş bir iş çıkarılabileceğinin canlı kanıtı (lafım size kötü yeniden çevrimler, berbat kitap uyarlamaları ve aynı hikayeleri aynı sıkıcı döngüde anlatmaktan bıkmayan yapımcılar). Hikayesinden bahsetmekten özellikle kaçınacağım. Tembellikten değil; seyre başladığınız ilk andan itibaren öyküye kafa yormanızı Westworld deneyiminin önemli bir parçası olduğuna inandığımdan.



Westworld'ün seyrine doyamadım, bir sonraki bölümüne hasret kaldım. Cümlelerim romantik bir ilişkiyi anımsatmıyor mu okuyucu? Cevabı basit: Kurguyla gönül bağı kuruyorum. Westworld’le alışılagelmişin dışında bir aşk yaşadık. İlk bölümünden itibaren kalbimde, zihnimde, rüyalarımdaydı. Dizi çıkmadan evvel ismi sürekli kulağıma çalınmıştı. Fragmanlar, tadımlık ve ufak kesitler tam kararındaydı; dizi yolunu yapıyor, insana işlemeyi başarıyordu. İlk bölümü şevkle izledik. Karakterlere, bu dünyanın kurallarına, anlam veremediğimiz irili ufaklı garipliklere hakim olmaya çalıştık. En baştan açık ve net bir şekilde belirtmekte fayda var: Westworld tembel izleyiciye uygun değil. Dikkatle izlenmesi, değerlendirilmesi, üzerine düşünülmesi gereken bir sanat eseri bu. Diziden en büyük keyfi izlerken etkileşim kuran, aktif bir şekilde düşünen, kurgulayan, her yeni bilgi kırıntısıyla heyecanla eldeki materyali evirip çevirip, teoriler geliştiren izleyiciler alacaktır.

Westworld insanoğlunun hikaye anlatıcılığında geldiği noktayı gözler önüne seriyor. Güçlü, sürükleyici, epik anlatıcılığı sahne sahne inceleyebilir, saatlerce konuşabiliriz. Kurgu özenle oluşturulmuş; izleyiciyle oynuyor, bizi kandırıyor. Dizinin bütün bu kasıtlı oyunculuğuna rağmen, eğer dikkatinizi verir, tüm detay ve ipuçlarını fark edebilirseniz ince ince işlenmiş sahneler, karakterler ve olayların birbirlerine mükemmel bir anlatı oluşturacak şekilde bağlandığını keşfediyorsunuz. Harcanmış hiçbir an, anlamı olmayan hiçbir sahne yok. Karakterler, karakter gelişimleri, diyaloglar... Enayi yerine konulmuyor, diziye ayırdığımız vaktin her saniyesinin değdiğini hissediyoruz. Westworld’ün izleyicisine verdiği bu değer onu başarılı yapan en önemli etkenlerden. Detaylıca kurgulanmış, zekice sıralanmış ve seyri bağımlılık yaratan bir güzellikten bahsediyoruz.

Hikaye katmanları öyle ince elenip sık dokunularak oluşturulmuş ki yapıya çok yakından bakmadan deseni, iplikleri, kumaşın eklem yerlerini, altlı üstlü sıralanışını görmek çok zor. Westworld’ün her tarafından özenle yapıldığı hissediliyor. Son bölüm ve bölüm sonrasındaki kafa yorma süreci müthiş zevkliydi. İzlediğimiz sadece bir dizi değil; aynı zamanda bir mühendislik ve yaratıcılık dehalarının ürünü. Gerçekliğimiz başka ve kurgusal bir gerçeklikle dikiliyor. İlmek ilmek ilerliyor ve gerçek bir dünyanın içinde olduğumuz hissine kapılıyoruz. Westworld’ü izlerken kafamıza sorular takılıyor, bazı konuları sorgulamaya yönlendiriliyoruz. Bu süreç izleme deneyimini şekillendiriyor, 5 dakika öncesinin şimdiyle aynı olmayışı Westworld deneyimini o kadar kıymetli kılıyor ki! Her taraf kalitesiz işler, insan zekasını aşağılayan içeriklerle doluyken zamanımızı adayacağımız şeyleri doğru seçmek gerekiyor. Bütün kalbimle diyebilirim ki Westworld ona ayıracağınız her dakikaya değen, muazzam bir dizi.



3 yorum:

  1. İyi ki yazmışsın. Ben de birkaç kez bahsetmek istedim ama içinden çıkıp da anlatamadım. Vahşi batı, simülasyon, yapay zeka, Anthony Hopkins gibi ilgimi çeken pek çok konuyu barındırıyor :) Çok yavaş ve keyfini sürerek izliyorum, arada paranoyaklaşıyorum, çokça da hayran kalıyorum. Birkaç senenin en iyi yapımı kesinlikle.

    YanıtlaSil
  2. Çok güzel bir yazı olmuş gerçekten. Düşündüren, düşündürürken de olasılıklardan ötürü kafayı yedirten bir yapım olmuş. 2018'e kadar teorilerin sayısı ne denli artar bilinmez elbette :)

    YanıtlaSil
  3. Bende başlamak istiyorum ne zamandır. Bu yazı da üstüne tuz biber oldu. Finallerden sonra bütün dizileri bir çırpıda bitirmeyi umuyorum. *.*

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...