Hayallerim, Delorean ve Sen: AFK | AMB: Tracks

3 Şubat 2016

AFK | AMB: Tracks

Tracks Avustralya çölünün eşsizliğini ekranda ölümsüzleştiren, gerçek bir olaya dayanan ve Avustralyalı oyuncu Mia Wasikowska’nın başrolde olduğu ve aktrise Adam Driver'ın eşlik ettiği 2013 yapımı bir uzun metraj. 1977’de Avustralya’nın Outback adıyla tanınan kurak ve devasa arka bahçesinin en önemli ve gelişmiş yerleşim merkezi olan Alice Springs’den köpeği ve dört devesiyle Batı’ya, Hint Okyanusu kıyılarına kadar sürecek uzun yürüyüşüne başlayan Robyn’in yolculuğu National Geographic dergisinde takip edildi ve kitlelerde merak uyandıran bir hikaye oluverdi. Robyn’in eşine rastlanmamış yolculuğunu dergi için Amerikalı fotoğrafçı Rick Smolan ölümsüzleştirdi. Yürüyüşünü tamamladıktan iki yıl sonra 1980’de yolculuğunu kitaplaştırdı. Tracks adını verdiği kitap Thomas Cook seyahat kitabı ödülüyle taçlandırıldı.

Robyn yolculuğuna çıkmadan önce kimseye neden gittiğini söylemedi. Tek istediği yalnız olmaktı. Bu emeli gerçekleştirmek için kuşkusuz ıssız bucaksız uzanan ve insanın yalnızlığından başka eşlikçisi olmayan çöl harika bir seçim. Robyn ile yürüyüşünün arasındaki tek engel olan para sorunu ise onun National Geographic tarafından desteklenmesi ile çözülüyor. Tabi kuyruğuna takılacak olan Smolan (filmde Driver tarafından canlandırılıyor) ile beraber. The Camel Lady takma adı verilen Robyn’in dokuz ay süren yürüyüşünde Smolan kadınla beş kere yollarını kesiştiriyor ve ortaya harika fotoğraflar çıkıyor. Tam da bu nedenle Blog’un bu köşesinde işlenen mekan ve film ilişkisine bu fotoğraflar da doğrudan dâhil oluyorlar.

Avustralya coğrafi açıdan harika zenginliklere sahip. Dünyanın en ünlü araba yolculuğu rotalarından Great Ocean Highway’de seyyahlık yaparken görülebilecek eşsiz kayalıklar Twelve Apostles’dan dünyanın en büyük kaya formasyonlarından Uluru’ya, gezegenin yaşayan en büyük canlı organizması ünvanına sahip Büyük Set Resifi’ne, yağmur ormanlarından çöllerine kadar inanması güç bir yelpazeye yayılan bu çeşitliliğiyle değerli bir diyardan bahsediyoruz. Tracks bu cennetin çok özel bir parçasına, çöle ayna tutuyor.


Avustralya’da nüfusun tamamına yakını kıyılarda kurulan büyük şehirlerde yaşıyor. Eğer Avustralya çölündeki yalnızlığı matematiksel olarak ifade edilirse: Yaklaşık 24 milyon nüfusluk ülkede nüfusun sadece yüzde 0.9’u çölde yaşıyor. Oysa çöl ülkenin yüzde 45’ini kaplıyor. Denklemin son satırında şu carpıçı gerçekle karşılaşıyoruz: Çöldeki insan yoğunluğu kilometre başına ortalama 0,05 insan. Çölde istatistiksel içerikte kat ettiğiniz her kilometrede karşınızda bir insanın yirmide biri çıkıveriyor. Bu sayı beni gülümsetiyor. Robyn’in yürüyüşüne kayıyor aklım; kat ettiği her kilometrede eğilip yerden bir insan parçası aldığını, onları üst üste dizdiğini ve yoluna insanı andıran ama parça parça yaratıklarla devam ettiğini hayal ediyorum.

Kendi deneyimlerimden konuşursam eğer Avustralya çölünün derinlere işlediğini, zorlu ve yıpratıcı bir ortam olmasına rağmen tuhaf bir kucaklayıcılığı olduğunu belirtmek lazım. Bu koca yer adım attığınız anda soluk almayı zorlaştırıyor, sıcağıyla teninizi dağlıyor, sessizliğiyle tüylerinizi ürpertiyor. İçinde bir süre vakit geçirdikten sonra kucaklayıcı bir sessizlik sarıyor kulakları. Nasıl bir şey bu? Uzun süredir görmediğiniz bir dosta sarıldığınız anda sesler kısılır, çevre sönükleşir ya; işte öyle bir şey. Bu anlatması zor fenomenin temelini çölün görüp geçirmişliğine mi dayamalı, etrafı korkutucu kılan şeylerin aynı anda toprağı, kumu, gökyüzünü gizemli yapışından mı dem vurmalı bilmiyorum. Bildiğim az buçuk şey içerisinde kesinliğinden emin olduğum bir şu var: Çöl insana güzellikler fısıldıyor.

Tracks bir film olarak izleyicisini görsel olarak oldukça tatmin ediyor. Yolculuk filmlerinin demirbaşlarından olan büyüme, olgunlaşma ve kendini bulma temaları bu yol filminde arka planda yer alıyorlar. Ön planda ise Robyn’in iradesi göze çarpıyor: Tek istediği insanlardan, toplumdan uzaklaşmak; yalnız kalmak. Robyn’in bu kuvvetli arzusunun izleri film boyunca aralara atıştırılan geçmişe dönüşlerde işleniyor; fakat kesin yargılardan, ucuzlaştırıcı söylemlerden ve didaktik zırvalıklardan itinayla uzak duruluyor. Kısacası ilham veriyor, kendini sevdiriyor.

Planladığımdan daha uzun bir metin çıkarmış olmak sevindirici; ama uzunluğuna rağmen gene de değinmek istediğim her şeye değinemedim. Tracks ile alakalı bir ileti daha gelebilir. Özellikle Smolan’ın fotoğraflarından beslenen bir ileti. Şimdilik sizleri filmde bayıldığım sahnelerle baş başa bırakıyorum.

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

The 2013 movie Tracks follows the footsteps of one courageous woman across the western Australian desert. It is based on a true voyage by a woman called Robyn Davidson. Back in the 1970s she decided to walk across the western Australian desert. A truly crazy idea back then. It still is though. In the decades following her journey the desert didn’t become any friendlier for us fragile human beings. It only became more manageable. Tracks visualises her journey beautifully. Tracks belongs to this post series dearly; as it manages to capture the beauty and the essence of Australia’s desert and is truly a memorable watch.

Tracks is an Australian movie in which Mia Wasikowska, an Australian actress, plays the lead role. Adam Driver stars alongside her as the photographer who documents her journey, Rick Smolan. As she walked then 28 years old photographer Smolan took her photographs for National Geographic. The popular magazine featured Robyn’s trip and also financed her. Two years after completing her trip, Davidson wrote a book called Tracks, immortalising her walk on the pages. The book won the Thomas Cook Travel Book Award and became an inspirational travel book and a hit. In 2013 the long awaited movie hit the cinemas and it was received greatly by the critics. 





5 yorum:

  1. Ben bu tanıttığın filmin konusundan çok etkilendim. Bazı filmlerle izlemeden önce tanışırsın ve ''Ben bunu kesinlikle seveceğim.'' dersin ya, öyle oldu işte. Yolculuk olgusu ve doğada kendini kaybetmek (aslında bulmak) zaten çok sevdiğim iki konu, derinlerine in in bitmez, koy üstüne fotografik çöl renklerini, koy üstüne Avustralya'yı, çok güzel izlenir bu film. Böyle güzel ve uzun anlattığın için teşekkürler, izleyeceğim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne demek :) Gerçekten büyüleyen bir film Tracks. İzledikten sonra kesinlikle bana yorumlarını ilet!

      Sevgiler!

      Sil
  2. Tam hayal ettiğim (ve doğrusu bir süredir beklediğim) doygunlukta bir giriş olmuş Avustralya serisine Hande, ellerine sağlık. Eylül'ün dediğine katılıyorum, daha izlemeden seveceğimi sezdiğim filmlerden oldu benim için. Böyle önseziler edinmemizin renklerle doğrudan alakası olduğunu düşünüyorum ve buradaki görseller de sanki bu tezi doğrular nitelikte.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel yorumun için çok teşekkür ederim Meriç! Yazdıkça yazasım geldi ama okunaklı tutmak adına ancak bu kadar kısa tutabildim metni :) Film görsel bir şölen; ben de yazıya eşlik edecek sahneleri seçerken özellikle filmin özünü yansıtan kareleri aradım. Sanırım başarılı da oldu! Renkler konusundaki yorumuna derinden katılıyorum; Tracks'in sıcak tonlarda gezinen sinematografisi onu çok daha kendinle ilişkilendirebilir kılıyor.

      Sil
  3. Selam! :)
    Bu seriyi çok seveceğim sanırım. Gerçek hikaye olması şu anda torent listeme almama sebep oldu bile. Youtube'dan açıp fragmanı da izledim görüntülere de bayıldım, insanı içine alıyor film. En kısa zamanda izleyip yorumlarımı yazarım buradan :) Görüşmek üzere!

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...