Hayallerim, Delorean ve Sen: Torchwood

7 Nisan 2014

Torchwood

Değeri tam anlaşılamamış bir Doctor Who spin-off’u Torchwood. Fark etmeyen olduysa da ekleyeyim: Torchwood, Doctor Who’nun anagramı. Sevimli bir detay.  Davies döneminde Doktor’un en sevilen yoldaşlarından biri haline gelen Kaptan Jack Harkness’ı ve Birleşik Krallık'taki uzaylılarla ilgili konularla ilgilenmesi için yaratılan oluşum Torchwood'u merkezine oturtan dizinin dört sezonu mevcut. İlk iki sezonda her bir bölümde yeni bir gizemi çözme sistemi ile ilerleniyor. Son iki sezon ise büyük hikaye örgüleriyle sürükleyici birer mini dizi formatındalar. Üçüncü sezonun alt adı Children of Earth, dördüncü sezonunki ise Miracle Day.


-Yazıda dizinin herhangi bir sürprizi ele verilmiyor! Gönül rahatlığıyla okuyun.-

Torchwood’un ilk bölümleri ağızda bir olmamışlık tadı bırakıyor. Belki Torchwood’un mesken edindiği Cardiff’in pek çekici bir tarafı olmadığından, belki de sanki biraz gelişigüzel yapılmış oyuncu seçiminden ötürü.  Gene de Kaptan Jack’in karizmasına kapılıp gitmek istiyorsanız bu eksiklikleri göz ardı edip izlemeye devam ediyorsunuz. İzledikçe karakterlere ısınıyor insan. Talihsiz oyuncu seçimi düşüncesi tamamen yok olmasa da zayıflıyor. Ne olursa olsun rüştünü ispat etmiş bir adamın yarattığı bir dizi Torchwood. Karakterler dizi ilerledikçe derinleşiyor. Hikayeleri zenginleşiyor, geçirdikleri değişimler dizinin tuzu baharatı oluyor. Bazen olay örgüsündeki -karakterlerden ödün verilerek- dramatik yapıyı kurtarma girişimlerine sinirlenseniz de bir şekilde bu yerlerin kotarıldığını da görüyorsunuz.

Davies’in Torchwood’da  yaratmak istediği karanlık atmosferin tadını yakalayabiliyorsunuz. Yazarın, Doctor Who’nun çocuksu karanlığına fazla kara gelecek öykülerini anlatmaya çalıştığı bir platform haline geliyor Torchwood. Aynı zamanda daha bir yetişkin.  Cinsellik dozu bol bir fantastik dizi Torchwood. Eşcinsel karakterlerin çokluğu ise diziyi televizyonu çeşitlendiren ve LGBT topluluğunun eğlence sektöründeki –özellikle fantastik dizi dalındaki- öncü temsilcilerinden haline getiriyor. Torchwood’un  yetişkin hali kendini ahlak seviyesinde belli ediyor en çok. Çocukluğun siyah beyaz dünyasından çok daha gri ve belirsiz bir dünyada çalışıyor Torchwood çalışanları. Aynı griliği Doktor’un ruhundan biliyor ve tanıyoruz. Kaptan Harkness, Doktor’un daha karanlık ve cinselliğe bulanmış bir yansıması gibi. Bir türlü ölemeyişi, o hayatına devam ederken çevresindeki herkesin eninde sonunda yok oluşa mahkum olması gibi benzerlikler bu yansıma teorisini destekliyor.
Son iki sezonun mini seri formatında çekildiğini yazmıştım. Bu iki sezonun olay örgüleri arkadaş ortamlarında tüm öznel fikirlerle eleştirilmeye açıklar; fakat tüm eksikliklere rağmen iki sezon da sürükleyici, merak unsurunu gayet yerinde kullanıyor ve bize bol bol Kaptan Jack Harkness anı yaşatıyor. Ki Kaptan’ı tanıyanlar bu anların değerini de kestirebilirler. Miracle Day’de dizinin Amerika eksenli bir yapıya dönüştürülmesi ise birçokları tarafından bolca eleştirilse de, ben karakterlerin Cardiff’in kısıtlı coğrafyasından çıkmış olmalarından mutluyum.

Jack’in Doktor’dan bahsettiği sahnelerde gözünün ışıldaması, zaman zaman Doctor Who’ya yapılan göndermeler ve zaman çizgisinde yapılan kesişmeler Doctor Who hayranları için Torchwood’u kıymetli bir seyirlik yapıyor. 






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...