Hayallerim, Delorean ve Sen: Warm Bodies

10 Nisan 2013

Warm Bodies

Warm Bodies (Sıcak Kalpler) bir türe hiç yaklaşılmayan taraftan bakmaya cesaret eden; fakat baktığı yerin konumundan ötürü kendini ciddiye almamıza engel olan ortalama  sevimli bir film. Yönetmeni  2011 yapımı 50/50’yi çeken Jonathan Levine.

Post apokaliptik bir dünyada, Amerika kıtasındayız. Havaalanını mesken tutmuş zombiler arasında ilk esnada göze çarpmadan yaşayan –burada yaşamak başarılı bir şekilde ölü olmak olarak alınsın- zombi R’nin iç sesine kulak veriyoruz. Zombilerin konuşamadığı, hırıltılar çıkardığı sözsüz kanunlar arasındadır. Yaratıcı ekibin bize hikâyeyi bir zombi tarafından anlattırabilme yolu da ister istemez karakterin iç sesinden geçiyor. R yaşadığı –dikkat!- hayatın anlamsızlığından yakınıyor. Kendi ufak köşesi haline getirdiği ve ilgisini çeken eşyaları toplayıp getirdiği uçağındaki pikaptan müzik dinleyerek vakit geçiren alışık olmadığımız zombi R’nin hayatındaki dönüm noktası rutin bir yemek avına çıkışında gerçekleşiyor. R, insan Julie’ye aşık oluyor. Onu alıp uçağına getiriyor. İkili arasında yeşerecek olan dostluk ve aşk şaşırtıcı gelişmelerin yolunu açıyor.
Warm Bodies’ın tutunabileceği en kuvvetli dal cesur hikayesi iken bu hikayeyi ele alış biçimi ile hiç farklılık yaratamayışı üzücü. Zombi-insan aşkını anlatan hikayenin komedi çatısı altında ele alınışı anlaşılabilir. Bu konuyu ele alan ciddi ve ağır bir film çekmek ne kadar mümkün olabilirdi ki? Buradaki yanlışlık filmi komedi/romantik komedi türünün bütün klişeleriyle doldurmak. Ana karakterden daha az çekici fakat sevimli yan karakterler –R’nin ve Julie’nin yakın arkadaşları-; esas oğlanın karşısında durması için yaratılmış, pek sevilmeyen alternatif esas oğlan; iki baş karakter arasında geçen sözde sevimli sahnelerin kurguda ardı ardına verilmesi vb. Zombi alttürüne saygı duruşunu bir kademe yükselten bir unsur olarak insan bedenlerinden sıyrılıp geri dönülemez yola girmiş iskeletimsi zombiler dikkat çekici. Bu iskeletlerin üstlendiği yük film için çok değerli. En esaslı düşman olarak çatışma başlığını kuvvetle taşıyorlar.
Kısacası Warm Bodies birçoklarını hayal kırıklığına uğratacak bir film. Gene de zaman zaman eğlenceli olmadığı söylenemez. Bazı zombi şakaları gerçekten paha biçilemez. Oyuncu kadrosunda göze çarpan John Malkovich de seyir nedeni olabilir.

DİPNOT: Warm Bodies, Isaac Marion'un aynı adlı romanından uyarlanma.
R rolünde Nicholas Hoult, Julie rolünde Teresa Palmer 



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...