Hayallerim, Delorean ve Sen: Girls

9 Kasım 2012

Girls

2012 Primetime Emmy Ödülleri'ndeki giriş parodisi aklınızda kalmış olabilir. Şovun sunucusu Jimmy Kimmel'ın tuvalette ağladığı skeçten bahsediyorum. Skeçte tuvaletteki kabinlerden birinde çırılçıplak yerde oturan, pasta yiyen, hafif kilolu ve kısa saçlı genç bir kadın vardı. (Skeç için buraya tıklayın.) İşte o kadın Lena Dunham. Dunham 2012'de televizyon camiasında çok konuşulan isimlerdendi.
Kendi yarattığı, yönettiği ve oynadığı dizisi Girls ile de en iyi komedi dizisi, komedi dizisinde en iyi kadın oyuncu, komedi dizisinde olağanüstü yönetmenlik ve yazar kategorilerinde adaylık aldı. Kesinlikle görmezden gelinemeyecek bu başarıyı Dunham 26 yaşında yakaladı. 2010'daki uzun metraj denemesi Tiny Furniture -başrolü ve senaryo da ona ait- ile de dikkatleri üzerine çekmişti.
Dunham'a Emmy'de adaylık veren dizisi Girls, New York'ta yaşayan 20'li yaşlarında dört kadının hayatına odaklanıyor. Hannah Horvath karakterini Dunham'ın canlandırdığı dizi konusu ve karakterlerinin sayısından ötürü Sex and the City'e benzetilebilir -yaş farkını görmezden gelelim-. Dunham bu benzerlikten sakınmıyor; hatta dizide birçok kez Sex and the City'e göndermeler yapmaktan da çekinmiyor -özellikle Shoshanna karakterinin ağzından-. Fakat Girls'ü Sex and the City'e benzetmek haksızlık olacaktır -sanırım Dunham bu benzetmeden bu yüzden sakınmıyor, kendi dizisinin Sex and the City'den üstün olduğunu düşündüğü kanısındayım-. Sex and the City bir yerde sadece şehirde yaşayan kadınların seks hayatları ile ilgiliydi çünkü. Girls'de yirmili yaşların başındaki karakterlerin aşk hayatları dışında, kendilerini keşfetmelerine, onları silip süpürmek isteyen bir şehirde ayakta kalma çabalarına tanık oluyoruz. Dizi genç kadınların hayatına çok daha gerçekçi ve eğlenceli bir bakış atıyor -Dunham'ın çekinmeden sergilediği vücudu ve sevişme sahneleri bu gerçekçiliği destekliyor- ve karakterler bir noktaya kadar karikatürize tipler olsalar da seyirci onlarla kendini bağdaştırabiliyor. Gerçekçi gariplik diyebileceğimiz bir üslup var dizide. Dunham ve mizah anlayışı için "socially awkward" da diyebiliriz.
Lena Dunham'ı sevenler veya sevmeyenlerden mi olursunuz bilmiyorum; fakat genç jenerasyonun önemli seslerinden biri haline geleceğini inkar edemezsiniz. Diziyi izleyin derim.

Lena Dunham Hannah Horvath, Allison Williams Marnie Michaels rolünde

2 yorum:

  1. Sex and the City benzetmelerinden dolayı bu diziyi izlemeyeyim diyordum, her ne kadar büyük başarı yakalamış olsa da anlattığın gibi. Ama senin sözüne güveniyorum ve biraz gerçekçi bir şeyler izlemek istiyorum artık. Socially awkward mizah anlayışı da beni en çok güldürendir -yine kendimle bağdaştırdığım için sanırım:)

    İyi ki yazmışsın!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hepimiz biraz sosyal özürlüyüz cyborg! Diziyi izle, zaten 10 bölümcük ilk sezon; sonrasında da görüşlerini bekliyorum :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...