Hayallerim, Delorean ve Sen: Nisan 2013

30 Nisan 2013

Doctor Who


Duygusal fırtınama yakalanmadan önce Doctor Who’dan bahsetmeli. Dünyanın en uzun soluklu bilim kurgu dizisi olan Doctor Who 1963’te televizyona doğuyor. Gallifrey gezegeninden gelme gizemli uzaylı Doktor’un zaman ve uzayda maceralarını konu alan dizi, 1989’da iptal ediliyor. 1996’da bir televizyon filmi ile kısa bir dönüş yapan Doktor, televizyona uzun soluklu olarak 2005’te geri getiriliyor. Russell T. Davies’in ekranlara döndürdüğü Doctor Who, 2005’te yayınlanan ilk bölümü Rose’dan itibaren bağımlılık yaratan muhteşem bir diziye dönüşüyor. Yeni Doctor Who’nun ilk serisinde Doktor’u Christopher Eccleston, devamında ise David Tennant canlandırdı. Doktor’dan bahsederken kendisinin yenilenme geçirerek farklı bir vücutta hayatına devam edebildiğini de belirtmek gerek. An itibariyle ekranda on bir farklı doktor izlemiş bulunuyoruz. Dizinin güncel sezonunda Doktor’u Matt Smith canlandırıyor.

27 Nisan 2013

Secret Diary of a Call Girl


Secret Diary of a Call Girl, Billie Piper'ın canlandırdığı Londralı, eğitimli ve yüksek ücretli telekız Belle'in maceralarını konu ediniyor. Dizi, Belle De Jour rumuzu altında yayımlanan romandan uyarlanma. 2003 yılında yayımlanan kitap kısa zamanda üne kavuşunca -gerçek adını ancak yıllar sonra 2009'da açıklayacak olan Belle De Jour- maceraları hakkında yazmaya devam eder. Kitapları okumadım; ama size dizi hakkında yazabilirim.

26 Nisan 2013

Avokado II

Şimdi bir Avokado zamanıdır.

Avokado 1: Bulut Atlası adlı güzel romanın film uyarlaması Bulut Atlası (2012) tarafımdan hiç sevilemedi. Filmin hikâyesinin –ki o hikâye birçok alt hikâyeyi barındırıyor- bilindik işlenişine renk katsın diye ayarlanmış hissini veren kurgusundan, mesaja arka dursun diye aynı aktörleri bütün hikâyelerde kullanma kararının yarattığı makyaj felaketine birçok kusuru olan bir film Bulut Atlası. Kitap hakkında yazdım geçen gün, yazıyı okumak isterseniz tıklayın.

24 Nisan 2013

Bulut Atlası


İngiliz yazar David Mitchell'ın romanı Bulut Atlası, altı farklı yer ve zamanda karşımıza çıkan kurmaca karakterler üzerinden insanlık tarihinin bir haritasını çiziyor. Bu harita içine katılan metafiziksel öge ile epik bir dünya tarihi atlasına dönüşüyor ve okuyucuyu insanı insan yapan birçok unsur hakkında düşünmeye davet ediyor. Altı yüz küsur sayfada altı farklı kısımda 19. Yüzyıldan başlayan ve gelecekte bilinmeyen tarih sonrası çağlara uzanan kurmaca bir gidişata tanık oluyoruz. Kitabın arka kapağına ulaşıldığında ise kalpte bir korku kalıyor; içten içe bu kurmaca gidişatın gelecekte insanlığın başına geleceklerden çok farklı olmayabileceği hissiyatı insanı ürpertiyor.

22 Nisan 2013

Much Ado About Nothing


Whedon’ın yaratıcı zihni yeni şeyler denemeye ve yeni zorluklar aşmaya dayanamıyor. 2012’de The Avengers gibi büyük ve şaşaalı bir filmle karşımıza çıkan Joss Whedon bu sene bir Shakespeare uyarlaması olan Much Ado About Nothing (Kuru Gürültü) ile şenlendiriyor bizi. Kuru Gürültü, 32. İstanbul Film Festivali programında da kendine yer buldu.

10 Nisan 2013

Warm Bodies

Warm Bodies (Sıcak Kalpler) bir türe hiç yaklaşılmayan taraftan bakmaya cesaret eden; fakat baktığı yerin konumundan ötürü kendini ciddiye almamıza engel olan ortalama  sevimli bir film. Yönetmeni  2011 yapımı 50/50’yi çeken Jonathan Levine.

1 Nisan 2013

Uçuç Böceği Özel: Yeşilçam

İstanbul Film Festivali Onur Ödülleri, festivalin Açılış Töreni'nde dağıtıldı. Lale Belkıs, Ediz Hun'dan aldı ödülünü. Yeşilçam'ın kötü kadını, ödülünü ayakta tek başına duran ve savaşan bütün kadınlara adadı. Ediz Hun'u görmek her zaman güzel. Ödül sahipleri hakkında detaylı bilgi için buraya tıklayın.
Ben de -duygusallaşmış olacağım- hazırlamayı planladığım Uçuç Böceği'ni Yeşilçam'a adadım bu sefer. Büyürken, televizyonda rast geldiğimiz birkaç filmin posterlerini bulacaksınız aşağıda. Filmlerin hepsi 1970'lerden.
Tatlı Meleğim, 1970
Yönetmen: Mehmet Dinler*
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...