Hayallerim, Delorean ve Sen: Virginia Woolf I

14 Haziran 2012

Virginia Woolf I


(1882 - 1941)

Virginia Woolf bana pek çok şey öğretti her kitabında. Kendi zihin akışımda kaybolduğum zamanlarda derin bir nefes alıp, Woolf’un yazılarını düşünürüm. Bilinç akışı tekniği ile masum ve kuvvetli bir şekilde kaleme aldığı birçok eserinde hayran kaldım kalemine. Hatta teknik ile oynamak, sınırları zorlamak onun için önemliydi. Dalgalar’da somut dünyayı çıkardı öyküden, sadece zihinlerinde dolandı karakterlerin. Edebiyat dünyasının erkek baskın dünyasında bir nefes için çok çaba harcadı senelerce. Yazmak değildi sadece amaç; içinden çıkamadığı depresyonundan kurtulmanın bir yoluydu. Maalesef depresyon ile senelerce süren savaşından sonra intihar etti Virginia Woolf. Bir nehre bıraktı kendini, cebine doldurduğu taşlarla, ve sessizce boğuldu.

-Woolf hakkında yazmayı kendime görev bildim. Bu ilk Woolf yazımda İletişim Yayınlarından çıktığı sıra ile ilk üç (Mrs. Dalloway; Deniz Feneri; Orlando) kitabına ufak giriş yazıları yazacağım. Bu yazılar devam edecek. -

Woolf’un romanına konu edindikleri her gün algıladıklarımız aslında. Fark etmeden bilinçaltına işlediklerimiz, düşünmeden çıkanlar ağızdan ve bilmeden yerleşen yargılarla besledi o eserlerini. İletişim Yayınları’ndan bütün eserleri çıktı; sırası ile alıp okuması öyle zevkli; öyle coşturucu ki. Mrs. Dalloway’i tanıdığınızda onda bir parça bulacaksınız kesinlikle kendinizden. Çiçekleri almaya gider Clarissa Dalloway bir haziran günü; akşam evinde parti olacaktır. Orta sınıfın en saygın temsilcilerinden biridir O. Tek bir gününü anlatır Woolf, Mrs. Dalloway kitabında. Sıradan bir gündür Mrs. Dalloway’in hayatında, karşılaştıkları ve hissettikleri anılarını canlandırır, aynı anda zihni akşamki partidedir.  Onunla beraber dolanırız Londra’da, burjuva zihninden geçenleri okuruz.

Deniz Feneri’nde ise Ramsay ailesi ve konukları ile birlikte onların İskoçya’daki yazlık evlerine davet ediliriz. Ramsay’ler geçmişte burada uzun ve mutlu tatiller geçirirler. O tatillerin soluk; fakat bir o kadar da güçlü ve etkili anıları doludur zihinlerinde. Kısa bir sal yolculuğu ile gidebilecekleri Deniz Feneri’nin görüntüsü, yeşillik çayırlar, yemek odasında tabaklara vuran ışık ve daha birçok ufak detayları ile sonsuzluğu barındırıyormuş hissi yaratır bu ev.  O mutlu zamanlar geçer, çocuklar büyür, ölüm girer araya ve bu mutlu insan topluluğu ayrı düşer. Kitap üç bölümden oluşuyor. İlk bölümde (Pencere) Ramsay’lerin yaz evindeki güzel günlerinde dolanırız; ikinci bölümde (Zaman Geçiyor) aradan geçen on yılda neler olduğu anlatılır. Ölüm, özlem ve hüzün hakimdir bu ikinci bölüme. Üçüncü bölümde (Deniz Feneri) ise kalan Ramsay üyeleri yazlık eve geri dönerler. Woolf, bilinç akışı tekniğini ustaca kullandığı bu romana bir sürü otobiyografik öğe yükler.


Orlando ise benim en eğlenceli ve gizemli bulduğum romanlarından. Orlando, I. Elizabeth İngiltere’sinde doğmuş, yaşlanmak istemeyen genç bir adam. Yaşlanmayan ve en nihayetinde hiç ölmeyen Orlando’nun 400 yıl süren yaşam macerasını yazıyor Woolf. İngiltere, toplum, mekan ve çağ değişirken, Orlando yaşlanmaz; fakat kitabın yarısında uzun bir uykudan sonra cinsiyeti değişmiş olarak uyanır. Bu cinsiyet değişiminin neden ve nasıl’ına asla dokunulmayan bu  gizemli insanın üzerinden İngiltere’ye bakıyoruz çoğunlukla. Siyaset, edebiyat, romantik ilişkiler, toplumda kadın-erkek ikilemi gibi birçok konuya değiniliyor. Kitabın bir kısmında zamanın kralının İngiltere elçisi olarak İstanbul’a geliyor. Dönemin Konstantinopolis’inde de dolaşır Orlando.
Orlando’yu Tilda Swinton’un canlandırdığı, Sally Potter’ın yönetmenliğini yaptığı bir sinema filmi mevcut. Orlando rolünde Swinton kesinlikle başarılı. Aynı anda hem yumuşak hem sert olan yüz hatları ile Orlando’nun kadınsı ve erkeksi yüzünü canlandırabilmeyi başarmış. Bir edebi uyarlama olarak film, kitabı severleri çok tatmin etmeyebilir; fakat Woolf’un eserini sinemaya uyarlama  işinin baya uğraştırıcı ve zor olduğuna inanıyorum.

NOT: Mrs. Dalloway 1925’te, Deniz Feneri 1927’de, Orlando 1928’de yayımlandı.
Tilda Swinton Orlando rolünde

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...