Hayallerim, Delorean ve Sen: American Horror Story

20 Şubat 2014

American Horror Story

American Horror Story (kısaca AHS), 2011’den beri yayında olan antoloji özelliği taşıyan başarılı, izlemesi pek bir zevkli korku draması. Glee’nin yaratıcıları Ryan Murphy ve Brad Falchuk’un imzasını taşıyan AHS, hayatımda daha önce fark etmediğim bir boşluğu doldurdu; korku dizisi boşluğunu. Murphy, Glee’den önce Nip Tuck’ı yaratmış ve Glee’nin –bence oldukça sinir bozucu- festivalimsi ve coşku dolu atmosferinden sonra yeniden karanlık bir projenin kendisine iyi geleceğini düşünmüş.

American Horror Story’nin hali hazırda yayınlanmış üç sezonu var. Antolojik özelliğinden bir önceki paragrafta söz ettiğim dizinin her sezonu birbirinden bağımsız öykülere sahip. Her sezonun kendine ait alt adları da mevcut. Sırasıyla AHS: Murder House, AHS: Asylum ve AHS: Coven. Tüm sezonlar dizinin adını aldığı Amerika’da geçiyor. AHS, hikayesinin altına döşediği, günümüz süper gücü Amerika’nın geçmişine ve şimdisine attığı eleştirel bakışlarla da televizyonda önemli bir rol üstleniyor. Dizide kölelik, ırkçılık, LGBT bireylerin maruz kaldığı nefret gibi insanlığın birçok utancına değiniliyor.

Teker teker her bir sezona kısa bir bakış atmadan önce belirtmeli ki konular birbirinden tamamen farklı olsa da, AHS belli bir çekirdek kadroyu şu ana kadar ki her sezonda korudu ve bu başarılı aktör ve aktrisleri sürekli değişen rollerde izlemenin yarattığı keyif bile diziyi izlemeye başlamak için yeterli bir sebep. Bahsettiğim çekirdek kadronun en göze çarpan isimleri Jessica Lange (dizideki performansı kendisine bir Altın Küre ve bir Emmy kazandırdı) ve Sarah Paulson.

İlk sezon, günümüz Los Angeles’ında eski ve tekinsiz bir eve taşınan Harmon ailesinin başına gelenler hakkında. Bu sezonun ana karakteri gizemli cinayet evi. AHS: Murder House, geriye dönüşlerle hikayesini besliyor, klasik korku öğelerini sıkmayan bir süreklilik ve kendini izlettiren bir tazelikle kullanıyor ve sezon sürprizleriyle kendine hayran bırakıyor. Serinin ilk sezonu ayrıca Vera Farmiga’nın küçük kardeşi Taissa Farmiga’yı büyük kitlelere tanıtıyor, Jessica Lange’i hayranlıkla izlettiriyor ve bitişinin ardından arkadaşlara hevesle “Bu diziyi izlemeniz lazım!” dedirtiyor.

AHS: Asylum ise ilk sezonun ağızda bıraktığı tattan sonra merakla izlenen ve kısa sürede kendisine bağımlı eden muhteşem bir tür salatası! 1964’te geçen hikaye aynı zamanda bu sezona dönem dizisi unvanını da kazandırıyor. Korku filmleri dendiğinde aklınıza gelen hemen hemen her şeyi az veya bol dozda bulabileceğinizi garanti ediyorum. Jessica Lange’in bu sezonda daha fazla sahnesi var ve kendisine hayran kalmanıza yol açan bir oyunculuğa izin veren karmaşık karakteri Rahibe Jude ile Asylum’un en iyi performanslarından birini sergiliyor. Konudan ipucu vermemek ve deneyimi kısıtlamamak adına burada AHS’nin ikinci sezonunu bir kez daha övüp son sezona geçiyorum.

AHS: Coven, serinin en karizmatik ve seksi sezonu. Gene günümüzde geçen sezonun öyküsü cadılar üzerine kurulu. Eşi benzeri az bulunur karakterleri olan Coven’ın kadrosuna dizinin bu ayağında emektar oyuncu Kathy Bates ile genç aktris Emma Roberts katılıyor. Ekrandan hissettirdiği feminen enerjisi ile de büyülüyor Coven. Günümüzdeki sığ vampir odaklı lise filmlerine, genç yetişkinler ve doğaüstü konularla nasıl güzel hikaye anlatılır dersi vermesi de cabası. Coven da AHS’nin ilk iki sezonuna oranla korku atmosferi çok zayıf kalıyor. Fakat siyahlar içindeki cadıların yarattığı tekinsizlik hissi bu zayıflığı ört bas ediyor bence.

Son olarak haksızlığını dillendirmek istediğim birtakım suçlamadan bahsedeyim. Dizinin kendisini korku dizisi olarak tanıtıp izleyicisini korkutamadığını söyleyip, bunu dizinin başarısızlığına yükleyenlere sormak isterim: Korku filmi sever olarak eksik bulduğunuz öğeler ne oldu? Büyük ihtimalle sayabildiğiniz tüm öğeleri AHS’de bulacağız. Beni yerimden zıplatmadı, beraber izlediğimiz arkadaşımın/sevgilimin/kuzenimin/kardeşimin vb. kolunu sıkı sıkı tutmama hiç gerek kalmadı, gece rüyama girmedi vs. diyenlere ise kendi dizilerini yaratmalarını ve nelerden korkuyorlarsa içine bol bol ondan koymalarını tavsiye ediyorum. Ya da kafayı korkmaya takmayı bırakıp, AHS’nin güzelim hikaye ve karakterlerine bırakın kendinizi. Nasıl isterseniz efendim.


Dördüncü sezon Ekim 2014’te yayınlanacak.  Hikayenin 1950’de geçeceği yapımcılar tarafından açıklandı.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...