19 Temmuz 2013
10 Temmuz 2013
Uçuç Böceği Özel: Game of Thrones Karakterleri
Tokyo'da yaşayan, Fransız asıllı grafiker Mike Wrobel'in en yeni çalışmaları, özellikle Game of Thrones severlerin ağzını sulandıracak cinsten. Sanatçı, GOT karakterlerinin yakın zamanlarda -80'li ya da 90'lı yıllar gibi- nasıl görünebilecekleri fikrinden yola çıkarak taht kavgalarını, grunge ve hip-hop tarzıyla yoğurmuş ve gangster draması görünümü vermiş. Wrobel'in çeşit çeşit film ve dizilerden esinlenen çalışmalarına bir göz atın. Sanatçının tumblr sayfası için buraya, tasarımlarını sattığı internet sayfası için buraya tıklayabilirsiniz.
7 Temmuz 2013
Lucky Man: A Memoir
Back to the Future en sevdiklerim listesinde en önlerdeyse, Marty McFly'ı canlandıran Michael J. Fox'un yeri de kalbimde doğal olarak daha bir farklı. Fox'un 2002 basımı, çok satan anı kitabı Lucky Man: A Memoir'ı (Şanslı Adam) okumaya seneler önce niyet etmiş olmama rağmen ancak geçtiğimiz günlerde fırsat buldum.4 Temmuz 2013
2 Temmuz 2013
Londra II
Londra'nın üstü çoğunlukla bulutlarla kaplı olabilir; ama şehrin şimdiki zamanı ve geçmişi sokaklarında üstüste binince baka baka doyulamayacak güzellikte gökkuşakları -elbette ki farazi bunlar- oluşuyor. Yolu Londra'ya ilk kez düşen herkesin -turist,maceracı,meraklı,göçmen- görülecekler listesinde şehrin belli başlı değerli, ünlü ve görkemli yapıları olacaktır: birçok felaket filminde paramparça edilen Big Ben; ona, hemen yanında eşlik eden göz alıcı Parlamento Binası (Westminster Sarayı) -2009 yapımı filmde Sherlock Holmes'un pencerelerinden Thames Nehri'ne atladığı bina-; şehrin en yeni ama en az eskileri kadar ünlü üyesi London Eye; şehrin dört bir yanındaki hediyelik eşya dükkanlarındaki objelerin üstünü fotoğrafı,silüeti,kabartması ile süsleyen Tower Bridge ve İngiliz Kraliyet Ailesi'nin biricik evi Buckingham Sarayı. Her birinin şehrin imajına katkısı tartışılmaz olsa da, bu ünlü figürlerin arkalarında sıcacık, başka başka mekanlar, gezilecek görülecek sevilecek köşeler ve oturulup seyredilecek şehir manzaraları var. Bu satırların yazarı şehrin üstünü azıcık kazıyabilme şansına eriştiği için çok mutlu.
27 Haziran 2013
Misafir Var: İki Farklı Yorum
Geçtiğimiz ekim ayında Blog'da ilk misafiri ağırlamıştım. Bugün güzel insanım İzlem Görer'i konuk ediyorum. Sayın Görer, şiiri yazısının merkezine alarak yorum farklarından söz ediyor; fakat edebiyatın ve sanatın bütün dallarına uzayabilecek bir tartışma bu.
İki konuğumun da, Blog'da üstünde durmadığım -duramadığım- türler/konular üzerine yazılarının bu ufak köşeyi çeşitlendirmesinden duyduğum memnuniyeti dile getiremem. Daha fazla uzatmadan lafı İzlem'e bırakıyorum.
İki Farklı Yorum
![]() |
| Kemal Özer |
Edebiyatta
zaman içinde bir yapıtı çözümlerken, geleneksel 'klasik sorgulama biçimi'
değişmiş ve metnin ana fikri yerine metnin derin yapısındaki anlamı bulmaya
yönelik sorgulama biçimleri için farklı edebiyat kuramları ortaya çıkmıştır. Alımlama
estetiği ve okur merkezli kuram da bunlardan bir tanesidir. Bu kurama
göre, farklı okurlar yapıtı farklı biçimlerde metnin iç tutarlığına aykırı
olmayacak şekilde elde ettiği nesnel verileri birleştirerek kendi öznelliği
içinde yorumlamakta özgürdürler. Fakat "Eserin anlamını yazardan daha iyi
kimse bilemez. Eserin gerçek anlamı yazarın düşündüğü anlamdır." gibi
yerleşmiş yaygın bir düşünce kalıbı vardır bazı çevrelerce. Okur merkezli
kuram açısından yazarın nerede durduğu ya da metnin toplumsal-tarihsel
bağlamı konuları çok açık değildir. Bu kurama göre zaten yazarın konumunu sorgulama amacı güdülmesine gerek yoktur. Çünkü yazarın anlatmak istediği ile anlattığı şey her
zaman aynı olmayabilir. Ne demek istediğini açıklarken eksik söyleyebilir; kendisi de
yanılabilir. Yazarın eseri yazarken kafasında her zaman tek bir amaç bulunduğu
da iddia edilemeyebilir. Amacı, eseri yazarken değişebilir; bir takım aşamalardan
geçebilir.
Etiketler:
Ahmet Özer,
Edebiyat,
Eleştiri,
Görer,
Konuk Yazar,
Memet Fuat
23 Haziran 2013
5 Haziran 2013
#direngeziparkı
Hoş geldin Haziran. Benim şehrimin üstünde güneş daha yeni yeni gülüyor olsa da bize isminle bile ulaşman büyük mutluluk! Bu vakitlerde yüreğimde umut var! Direniş bana umut veren. Gezi Parkı'ndaki eylemlerle başlayan süreç hayal edilmesi önceden olanaksız bir kardeşlik havasına soktu bütün ülkeyi. Ülke sınırı içinde olsun olmasın, kalbi özgürlükte yatan herkesin tüm ilgisi önce İstanbul'daydı. Direnişin öteki şehirlere sıçraması uzun sürmedi. Ayaklanan halka eşlik etmek için her şehirde nöbetteydi polisler. Biber gazları, copları, TOMA'ları ve tazyikli sularıyla yıldırmaya vurdular. Ama yıldıramadılar. Tayyip kaçtı.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






