Hollywood aynı hataları yapmaktan vazgeçmeyecek sanırım. Endüstrinin en yeni hatalarından biri de Godzilla. Klasik canavar filmlerinden Godzilla'yı 60. yılında tekrar beyaz perdeye yönetmen Gareth Edwards taşımış. Edwards, ilk uzun metrajlı filmi -ki Godzilla'da ikinci uzun metrajlı filmi oluyor- Monsters'ı (bilim kurgu) 500.000 $ gibi makul bir bütçe ile çekmiş. Filmin getirdiği hasılat ise 4.000.000 $'ın üzerinde. Bu göz ardı edilemez kazanç ve Monsters dikkatleri Edwards'a çekmiş ve kendisi Godzilla'nın yönetmen koltuğuna oturmayı başarmış. Ne yazık ki Godzilla'da iyi yönetilmiş dedirten hemen hemen hiçbir şey yok.
Fantastik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fantastik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
23 Mayıs 2014
Godzilla
Hollywood aynı hataları yapmaktan vazgeçmeyecek sanırım. Endüstrinin en yeni hatalarından biri de Godzilla. Klasik canavar filmlerinden Godzilla'yı 60. yılında tekrar beyaz perdeye yönetmen Gareth Edwards taşımış. Edwards, ilk uzun metrajlı filmi -ki Godzilla'da ikinci uzun metrajlı filmi oluyor- Monsters'ı (bilim kurgu) 500.000 $ gibi makul bir bütçe ile çekmiş. Filmin getirdiği hasılat ise 4.000.000 $'ın üzerinde. Bu göz ardı edilemez kazanç ve Monsters dikkatleri Edwards'a çekmiş ve kendisi Godzilla'nın yönetmen koltuğuna oturmayı başarmış. Ne yazık ki Godzilla'da iyi yönetilmiş dedirten hemen hemen hiçbir şey yok.
Etiketler:
Bilim Kurgu,
Fantastik,
Film,
Godzilla
5 Mayıs 2014
Penny Dreadful
Showtime'ın (bize Dexter'ı ve Masters of Sex'i veren kanal) en yenilerinden Penny Dreadful bu senenin en heyecan verici projelerinden! Uzun zamandır ekranlara dönmesini beklediğim Billie Piper'ı (Doctor Who & Secret Diary of a Call Girl), Eva Green'ı, yeni yetme çağımda pek bir hoşuma giden Josh Hartnett'ı ve usta isim Timothy Dalton'ı bir araya getiren Penny Dreadful, korku türünün en yeni örneklerinden biri olmasının yanında aynı zamanda bir dönem dizisi. 11 Mayıs'ta televizyon prömiyeri gerçekleşecek olan dizinin ilk bölümü çevrimiçi dizi izleme sitelerine düştü bile (bkz. yabancidiziizle).
Etiketler:
Billie Piper,
Dizi,
Fantastik,
Korku,
Showtime
17 Mart 2014
Europa Report
Europa Report, esaslı bir bilim kurgu filminin pek nadir çekildiği günümüzde, türün severlerinin dikkatini çeken bir film olarak yazılmayı hak ediyor. Ekvadorlu Sebastián Cordero’nun yönetmenliğini üstlendiği 2013 yapımı film, geniş çaplı bir araştırma yapmak üzere Jüpiter’in uydularından Europa’ya gönderilen insanlı uzay aracı Europa One’ın yolculuğunu, bulunan arşiv materyalleri üzerinden gerçekçi bir atmosfer oluşturarak anlatıyor.
Etiketler:
Bilim Kurgu,
Europa Report,
Fantastik,
Film
4 Temmuz 2013
23 Eylül 2012
The Science of Sleep
Filmekimi çok yakında. Programda hem Michel Gondry'nin yeni filmini hem de Gael Garcia Bernal'in başrolünde oynadığı No'yu bulmak mümkün. Ben de uzun zamandır tekrardan izlemek istediğim The Science of Sleep'i izlemeyi öne çektim.
Etiketler:
Charlotte Gainsbourg,
Fantastik,
Film,
Michel Gondry,
Rüya
4 Mayıs 2012
Hobbit Destanı: Bilbo, seni özlemişim.
İçim kıpır kıpır bu aralar. Uzun yıllardır aklımın arka köşesinde bekledi Hobbit okunmak için. Hep ikinci geldi, ertelendi durdu. Artık zamanıdır dedim geçenlerde. Sinemada, o büyülü salonda izlediğim The Hobbit'in fragmanının üstümdeki etkisi göz ardı edilemez tabii. Yüzükleri Efendisi'ni sinemada ilk izleyişimi hatırlıyorum. Epikliğin doruk noktalarından biriydi. İçimde yarattığı heyecan tarif edilemezdi. Eve döndüğümüzde dönemin popüler arama motoru Yahoo'da Yüzüklerin Efendisi turu atmıştım saatlerce. O gün bugündür Hobbit'i hep okumak istedim. Yazdığım gibi geçenlerde bu özlemi dindirdim.Kitabı okurken aklımda tutmaya çabaladığım en önemli şey Tolkien'in kitabı Yüzüklerin Efendisi üçlemesinden çok önce yazdığıydı ve zihnimi her olayı ve karakteri Yüzüklerin Efendisi'ne bağlama takıntısından arındırmaya çalıştım. Bir ölçüde başardım bunu. Bilbo Baggins'le çıktım dağlara, Frodo'nun ileride aynı yerlerden geçeceğini düşünmemeye çalışarak.
Hobbit'in daha ilk sayfalarında Gandalf'la karşılaştım. Özlem gidermek isterdim onunla; fakat Gandalf daha bizleri tanımıyor tabii. Eh olsun dedim.
Gandalf Bilbo'yu, Bilbo'ya sormadan cücelerin Yalnız Dağ'daki hazinelerini onlardan çalan ejderha Samug'dan geri alma maceralarının hırsızı olarak atıyor. "Hırsız" hazineyi çalacak olan. Eh, Gandalf bu. Her zaman gizemli olmuştu. Hikayenin en başında da öyle. Neden Hobbitköy'de sessiz sakin yaşayan Bilbo Baggins'i bu maceraya uygun görmüştür bilinmez. Bilbo Gandalf'ın kapısının eşiğinde ortaya çıkışından itibaren heyecanlı bir maceranın en gözde ve şanslı karakterlerinden biri oluyor. 13 cüce ile -Thorin, Balin,Dwalin, Kili, Fili, Dori, Nori, Ori, Oin, Gloin, Bifur, Bofur, Bombur- Dağ'a doğru yola çıkıyor. Yol üzerinde Ayrıkvadi'ye de düşüyor yolu. İşte orada Aragorn ve Arwen'i düşünmeden edemedim. Öyle ki Elrond'un geçtiği sayfalarda Yüzüklerin Efendisi'nde dolanırken buldum zihnimi. Lanetim Yüzüklerin Efendisi'nin çok genç yaşımda hayatıma Hollywood tarafından sokulmasıdır. Öyle ki kitapları kendim keşfedip, bütün efsaneyi okuma fırsatı edinip -kronolojik olarak- ondan sonra Peter Jackson'un yarattığı muhteşem Orta Dünya'yı zevkle izlemek isterdim. Oysa hiçbir şey bilmeden daldım bu evrene ve zihnim Jackson'un Orta Dünyası'nın kölesi oldu. Bütün görselliği ile... Gerçi kitabı okurken Jackson'un yaratıcı ekibinin elinden çıkma birçok Orta Dünya güzelliği ile görselleştirebildim maceraları. İlki tabiki Bilbo'nun mağaralarda bulduğu yüzük. Hobbit'te yüzüğün hikayeye hatırı sayılır büyüklükye katkısı var; fakat daha sonraki üçlemede anlatılan Tek Yüzük efsanesi daha Tolkien'in zihninde doğmuş değil. Gene filmlerden görüpte kitaba yerleştirdiklerim arasında Mithril var, hani o kılıç geçirmeyen ve Frodo'yu ölümden kurtaran incecik ve hafif zırh. Eh, en nihayetinde Ayrık Vadi'de filmdeki şekliyle beraber belirdi zihnimde Bilbo'nun orayı ziyareti boyunca.
Hobbit hakkında yazmak isterken gene Yüzüklerin Efendisi'nde buldum kendimi. Kısaca Hobbit'i sonunda okumuş olmaktan gurur duyuyorum ve kitabın -artık katlanmış, kullanılmış-kapağına baktıkça mutlu oluyorum. The Hobbit Aralık 2012'de vizyonda. Daha çok bekleyeceğim.
| Karşınızda Bilbo Baggins'in ete kemiğe bürünmüş gençliği! The Hobbit filminden bir kare |
![]() |
| 13 Cüce Yoldaş - En başta duran Thorin - |
27 Nisan 2012
A Game of Thrones - Ya Kazanırsın Ya Ölürsün
| George R.R. Martin |
O yüzdendir ki Taht Oyunları ile ilgili yazmam, konuşmam, tartışmalara katılmam çok geç oldu. Olsun, açığı kapıyorum ve acelem yok. Serinin bütün kitaplarının tadını çıkarmak birincil görevim.
Bu yazıyı okuyacakların çoğu şu an dizinin yayınlanan ikinci sezonuna kafa yormakla meşgullerdir sanırım. Serinin ikinci kitabı olan A Clash of Kings'i okumadan, ikinci sezonu izlemeyeceğim (Birinci sezon serinin ilk kitabından, ikinci sezon ise ikinci kitaptan uyarlama). O yüzden olası "spoiler"lara karşı duyarlı davranalım lütfen!
Bahsetmeden edemeyeceğim: Dizinin açılış jeneriği gördüğüm en güzel, en yaratıcı ve en heyecan verici jeneriklerden biri. Artık klasikleşmiş ve belki de klişeleşmiş olan "eskimiş parşömen harita jeneriği" yerine böylesi yaratıcı ve yenilikçi bir harita fikrine kesinlikle şapka çıkarılmalı. İzleyiciye hikayenin geçtiği coğrafya ve mekanları tanıtmada çok başarılı. Jenerik sezon boyunca gelişiyor ayrıca. Hikayenin dalları yeni mekanlara uzandığında o mekanların jeneriğe eklendiklerini görüyoruz.
Jeneriği bir daha izlemek isteyenler veya izlememiş olanlar için:
Etiketler:
Dizi,
Fantastik,
Game of Thrones,
Kitap,
Televizyon
20 Nisan 2012
Travis Louie
Travis Louie'yu duydunuz mu? Kendisi tuhaflıklar dünyasının rüyamsı karakterlerini yumuşak dokunuşlu kalemi ile görsel şölenlere dönüştürme ustası. Onun kadınları, erkekleri bu dünyada değiller, hepsi bir tür kırma. Mutantlaşmış portreleri ile (ahtapot saçlı kadın, keçi adam, iskelet kafa - bütün karakterler hayvanlar, bitkiler, çeşitli canavarlar ile aynı kapta yoğuruluyor) bizim dünyamıza karşı duruyorlar ve parlak, cam gibi gözlerle bizi izliyorlar. Louie'nin ilham kaynağı çevresinde gözlemledikleri ve gerçekten yaşamış ve tarihin sayfalarına gömülmüş, tuhaf hikayelere sahip onlarca insan. Sebepsiz yere kaybolan 19. yüzyıl hanımefendisi, ödüllü sıçan yakalayıcısı, zihin okuma gücü olduğuna inanılan bir çiftçi. Hepsi Louie'nin kaleminden geçtikten sonra sıradan görüntülerinden arınıp, onun yarattığı tuhaflıklar diyarında var olmaya devam ediyorlar.
Travis Louie'nin bloğu: http://travislouie.blogspot.de/
İnternet sitesi: http://www.travislouie.com/
Etiketler:
Çizim,
Fantastik,
Resim,
Sanat,
Travis Louie
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)











