Son postun üzerinden
geçen zamanı, önümüzdeki günlerde dolu dolu içerik ile telafi edeceğim. İlk
olarak Münih Film Festivali’ni konuk edeceğiz bloga. Festival, 27 Haziran-5 Temmuz arasında gerçekleşti. Yoğun bir dönemime
denk gelse de festivali es geçmeye gönlüm el vermedi. Programdaki altı filmi
izleme şansım oldu, burada da birkaç tanesini paylaşacağım sizlerle. Öncelikle
festival hakkında birkaç ufak bilgi vereyim: Bu sene 32.’si düzenlenen festivalde yönetmenler ağırlandı, ödüller dağıtıldı, film ve parti paketleriyle festivali çeşitlendirmeye gidildi. Festivalin Cinemerit Ödülü -onur ödülü diyebileceğimiz- aktör Udo Kier’e verildi. Kendisinin soğuk bakışlarına hiç alışamamış olsam da sinemadaki geçmişi ve varlığı tartışılmaz bir isim Kier. Festivalin
büyük ödülü diyebileceğimiz Arri/Osram Ödülü yarışında Tayfun Pirselimoğlu’nun,
başrolünde Ercan Kesal olan son filmi Ben O Değilim de vardı; Ben O Değilim ödülü
alamasa da, filmi yarış listesinde görmek ve izleme şansını yakalamış olmak
güzeldi. Arri/Osram Ödülü Cannes’da da En İyi Senaryo ödülüne layık görülen
Leviathan’a gitti. Bu yazıda iki filmi yazacağım: Predestination ve The Zero
Theorem.