Hayallerim, Delorean ve Sen: Supernatural

4 Temmuz 2013

Supernatural

Supernatural 2005’ten beri yayınlanan oldukça popüler bir fantastik dizi. Kendini güncel çerçöp fantastik dizilerinden ayıran birçok özelliğe sahip Supernatural, özellikle türe düşkünlüğü olan izleyiciler için değerli bir seri.

Olaylar dizisi, Sam ve Dean Winchester kardeşlerin doğaüstü varlıkları avlamaları üzerine kurulu. Gilmore Girls izleyenlerin diziden hatırlayacakları Jared Padalecki ile Jensen Ackles, Winchester Kardeşler rolündeler. Sekiz sezondan sonra ikilinin doğru seçim olduğu konusunda şüpheye yer yok. Ackles ve Padalecki’nin dizideki kimyaları olağanüstü.

Öyküyü kısaca özetlemek gerekirse: İki kardeş annelerini çocuk yaşta doğaüstü bir varlığa kaybederler. Baba Winchester bu varlığı bulmaya yemin eder. Çocukları avcı olarak yetiştirir. Avcılar, çocuklara korkmamaları öğütlenen canavarların yerlerini tespit edip, onları avlarlar. İş tehlikeli ve yorucudur.

Dizi boyunca duygusal yük her iki kardeşin omuzlarına dağıtılıyor. Karakterleri derinlemesine incelemeye çalışan ve canavarlarla uğraştıkları birçok zor durumda bu insanların iç dünyalarına bakmaya çalışan senaryo, sekiz sezon boyunca kendini oldukça tekrarlar gözükse de dizinin olağan seyrinde izleyiciyi bıktırmıyor. Tekrar yapan diyaloglar ise baş rollerdeki oyuncuların karizmaları ile daha az rahatsız edici oluyorlar. Winchesterları, içlerini dökerken ya da birbirleriyle ilgili kuşkularını dillendirirken izlemek kendi hayatlarımızda binlerce kez tekrarlamaktan bıkılan şikayetleri, mutsuzlukları ve hayal kırıklıklarını hatırlatıyor. Supernatural, her başarılı fantastik yapıtın yapabilmesi gerekeni ustalıkla yapıyor: Bizi gerçek dünyadan koparmaya yetecek kadar olağanüstü olmakla beraber, kendimizi karakterlerle özdeşleştirebilecek kadar gerçek olabilmeyi başarıyor.

Dizinin bir başka çekici yanı ise seyirciyle tanıştırılan farklı farklı canavar türlerinin kökenlerini insanlık tarihin dayaması. Supernatural canavarları, günümüze kalan birçok efsanenin, kutsal kitabın, sözlü ve yazılı hikayelerin doğaüstü varlıklarından geliştiriliyor. Özellikle farklı mitolojilere dayandırılan canavarlar favorilerim arasında. Dizinin yaratıcısı Eric Kripke’nin vizyonuyla başlayan ve yıllar boyunca gelişen yapım oldukça komik diyaloglara ve popüler kültür referanslarına sahip. Supernatural, son senelerde oluşturulan romantikleştirilmiş canavar resmini eleştirmeyi ise kendine bir görev biliyor. Dördüncü sezondan itibaren oldukça yenilikçi ve izlemesi keyifli birçok cesur ve komik bölüme imza atılıyor.


SPN’den bahsedildiğinde ardından Winchesterların kullandığı 1967 model Impala’dan bahsetmemek olmaz. Amerika’nın yüzlerce farklı yerindeki vakalara bakmak için Impala ile yola çıkıyor Dean ve Sam. Impala’nın içinde çoğunlukla Dean’ın çok sevdiği klasik rock şarkıları dinleniyor.

Müzik, Supernatural’ın önemli bir parçası. Aksiyon sahnelerinde, bölümün girişinde verilen özet kısmında ve yeri geldiğinde oldukça nükteli ya da duygusal bir şekilde kullanılan  müzikler, dizinin karizmasını yaratmakta ve izleyiciyi mest etmekteler. AC/DC, Metallica, Kansas, Lynyrd Skynyrd oldukça sık kullanılanlar arasında. Supernatural’da müzik hakkında daha fazlası için bu linke göz atabilirsiniz.

Supernatural'in dokuzuncu sezonu Ekim'de yayınlanacak. O vakte kadar önceki sekiz sezonu izlemenizi şiddetle tavsiye ediyorum.










Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...