Geçtiğimiz hafta trene atlayıp şehirden uzaklaşmak, uzun zamandır görmek istediğimiz doğa harikası Partnachklamm'ı keşfetmek istedik. Münih'ten trenle Bavyera'nın güneyine, Garmisch-Partenkirchen şehrine doğru yola çıktık. Bu şehir Güney Bavyera'da yer alan Alp Dağları'nın hemen eteklerinde kurulu; bu da onu doğa yürüyüşleri için güzel bir başlangıç noktası kılıyor. Güneş gökyüzünde parıldarken biz tren istasyonunu, çiftlikleri ve otlayan hayvanları geride bırakarak Partnach nehrinin içinden aktığı dağ içerisinde kalan derin kaya yarığına (boğazına, geçidine) Partnachklamm'a doğru yollandık. Beklentilerimizin üzerinde bir güzellik karşıladı bizi, yarığın içine oyulmuş bir yaya yolundan ilerleyerek kafalarımızı bir yukarıya bir aşağıya çevirdik. Yukarıda gökyüzü ancak bir kısmını sergileyebiliyor ve güneş ışığı yarığın içine giremiyor, aydınlığını bize ulaştıramıyordu. Aşağıda ise Partnach gürül gürül akıyor ve nehir yatağındaki iri taşları yalıyordu. Yorucu ama harika bir gündü.
10 Kasım 2014
5 Kasım 2014
Magma
Magma bayilere yeni düştü. Ekim-Kasım ayları için çıkan ilk sayısında dergi, inanılmaz keyifli bir okuma vaat ediyor. Magma'nın Genel Yayın Yönetmeni Özcan Yüksek ve Yazı İşleri Müdürü Kemal Tayfur daha önce Atlas dergisinde emeği geçmiş isimler. Magma, okurlarına "Dünya seni çağırıyor!" diye sesleniyor. Dergi yeryüzünün onlarca farklı yüzünü güzelim fotoğraflar, bilgi ve duygu dolu yazılar, her satırında doğa ve yeryüzü sevgisi ile evlerimize taşıyor; bizi şehirlerimizi arkamızda bırakıp keşfetmeye, anlamaya, hissetmeye ve korumaya davet ediyor. Dünyaya, onun tarihine, şimdisine ve geleceğine bir methiye niteliğinde olan Magma'yı okuyun. Abonelik için buraya tıklayın.
Not: Fotoğraflar Bavyera'da, Almanya'nın en yüksek noktası Zugspitze'ye ev sahipliği yapan Alp Dağları'nın eteklerinde, Partnachklamm adlı derin kaya yarığına doğru akan akarsuyun kıyısında çekildi.
Not: Fotoğraflar Bavyera'da, Almanya'nın en yüksek noktası Zugspitze'ye ev sahipliği yapan Alp Dağları'nın eteklerinde, Partnachklamm adlı derin kaya yarığına doğru akan akarsuyun kıyısında çekildi.
29 Ekim 2014
Kuzguncuk
İstanbul'da yaşamın güzelliklerinden biri de keşfedilecek yerlerin bitmeyişi, bir sonraki köşeden neyin çıkacağını tam bilememenin heyecanı. Keşif bu sefer Boğaziçi kenarındaki sevimli bir köy edasıyla sessiz, sakin ve güzelim yaşamını sürdüren bir semt olan Kuzguncuk'tu. Yağmurlu bir Ekim gününü geçirdim Kuzguncuk sokaklarında. Kuzguncuk'ta sizi bir nefes yaşam bekliyor: İcadiye Caddesi boyunca dizili kafeler, dükkanlar, yan sokaklarda bekleyen güzellikler, sokaklarında mahalleliler, arnavut taşları sokaklar, sıra sıra dizili renkli evler, ağaçlar ve bostan... Sokakları arşınlayın ve geçmiş yaşamları anın.
27 Ekim 2014
Road Trip | Hearst Castle
Hearst Castle, Highway 1 boyunca görülebilecek Kaliforniya hazinelerden bir tanesi. California'nın San Simeon bölgesinde bulunan malikane 20. yüzyılın başında dönemin büyük medya patronlarından William Randolph Hearst tarafından mimar Julia Morgan'a yaptırılıyor. Burada gerekli bir parantez açıp, bugün binlerce insanın uğradığı bu gösterişli malikaneyi tasarlayan kadının Kaliforniya'nın ilk lisanslı kadın mimarı olduğunu belirtmek gerekiyor.
22 Ekim 2014
Dışa Yolculuk
Virginia Woolf’un
1915’te yayımlanan ilk romanı Dışa Yolculuk (The Voyage Out) yazarın ustalık
dönemi eserlerinin verdiği tadı vermese bile içinde yaşamın günlük
savaşlarından, insanlardan ve insanlık halinden, döneminin gelgitleri, durumları ve kadın-erkek ilişkilerinden beslenen birçok güzel kısım barındırıyor. Bir deniz yolculuğu ile
başlayan roman aslında genç bir kadının, Rachel Vinrace’in, yaşamın her yönünü (toplumsallığı, cinselliği, duygularını) anlamlandırma
sürecine bir bakış, basit bir ifadeyle bir büyüme hikayesi. Rachel deniz
yolculuğunda ve sonrasında Güney Amerika’da geçirdiği aylar boyunca İngiliz
toplumundan birçok farklı insanla tanışır; yeni insanlar hayatına anlamlandırmakta
zorlandığı hisler, heyecanlar getirir; genç kadının zihnini ve kalbini
şekillendirirler. Bu hikayeyi Woolf, diğer romanlarındaki deneysel tarzdan farklı olarak geleneksel roman tarzında anlatıyor. Romanda
birçok yan karakter var. Bu bolluk en başta çok sevdiğim Woolf’un
yaratıcılığına ve insanları yazma isteğine saygı duymama sebep olduysa da roman
ilerledikçe birçok karakterin çoğunlukla es geçilmiş olması belki de daha az
karakter daha iyi olurdu dedirtti. Uzun sayılabilecek bir okuma olan Dışa
Yolculuk’ta Rachel’dan oldukça sapılan ve Woolf’un sanki dikkat dağınıklığı
yaşadığını hissettiren kısımlar eserin bütünlüğüne zarar verse dahi Dışa
Yolculuk’un Virginia Woolf’un kendi kalemini bulmadaki ilk adımı olduğu
düşünülünce eser benim için oldukça önemli bir yere sahip oluyor. En
sevdiklerim arasındaki kadının başlangıcı bu kitap.18 Ekim 2014
The Disappearance of Eleanor Rigby: Them
Türkçe adıyla
Aşkın Halleri, Filmekimi vasıtasıyla izleyiciyle buluşma imkanı buldu. Aslen hikayenin
biri kadının, diğeri erkeğin perspektifinden anlatılan iki film (Him ve Her adlarıyla) şeklinde tasarlanıp çekilen The Disappearance of
Eleanor Rigby’nin, Filmekimi’nde iki filmin tek bir filme kurgulanmış Them versiyonunu izleme şansı yakaladık.
Bir çiftin ilişkilerinin dağılma sürecinin anlatıldığı Aşkın Halleri’nin
yönetmeni Ned Benson ve film Benson’ın ilk uzun metrajı. 15 Ekim 2014
Stockholm I
İsveç’in başkenti
Stockholm anakara ve 14 ayrı ada üzerinde 750 küsur yıllık tarihi boyunca
gelişip değişen suretiyle keşfedilmeyi bekliyordu. Stockholm’de modern İsveç’i
oluşturan tarih kendini ön plana çıkartıyor. Doğanın hükmünün sürülmesine izin verilen
bölgelerinin güzelliği, bilgilendirirken keyiflendiren müzeleri, kahvecileri,
balıkları ve sürekli karşınıza çıkan suları ile Stockholm, Avrupa’nın popüler şehirlerinin gölgesinde kalmış olmayı
hiç hak etmiyor.
12 Ekim 2014
Kinfolk Gatherings
Kinfolk'un 2014 yılı içindeki son toplantılarının İstanbul ayağı dün gece Sivuple'de yapıldı. A Messy Meal: Embracing Wabi-Sabi adlı etkinliğin göbeğinde mükemmel olmayanda da güzelliği bulmaya, ve şeylerin geçiciliğini kabul etmeye dayanan bir Japon dünya görüşü olan -ve başka dile çevrilemeyen- wabi-sabi vardı. Kinfolk dergisinin 13. sayısı ile uyum içerisinde olan yemekli toplantıda masadaki kırıntıların, yeşil yaprakların arasındaki sararmış yaprakların ve birlikteliğin tadı çıkarıldı. Organizasyonu düzenleyen ve ev sahipliği yapan Zeynep ve Kerem'e kocaman teşekkürler.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








