Hayallerim, Delorean ve Sen

27 Nisan 2013

Secret Diary of a Call Girl


Secret Diary of a Call Girl, Billie Piper'ın canlandırdığı Londralı, eğitimli ve yüksek ücretli telekız Belle'in maceralarını konu ediniyor. Dizi, Belle De Jour rumuzu altında yayımlanan romandan uyarlanma. 2003 yılında yayımlanan kitap kısa zamanda üne kavuşunca -gerçek adını ancak yıllar sonra 2009'da açıklayacak olan Belle De Jour- maceraları hakkında yazmaya devam eder. Kitapları okumadım; ama size dizi hakkında yazabilirim.

26 Nisan 2013

Avokado II

Şimdi bir Avokado zamanıdır.

Avokado 1: Bulut Atlası adlı güzel romanın film uyarlaması Bulut Atlası (2012) tarafımdan hiç sevilemedi. Filmin hikâyesinin –ki o hikâye birçok alt hikâyeyi barındırıyor- bilindik işlenişine renk katsın diye ayarlanmış hissini veren kurgusundan, mesaja arka dursun diye aynı aktörleri bütün hikâyelerde kullanma kararının yarattığı makyaj felaketine birçok kusuru olan bir film Bulut Atlası. Kitap hakkında yazdım geçen gün, yazıyı okumak isterseniz tıklayın.

24 Nisan 2013

Bulut Atlası


İngiliz yazar David Mitchell'ın romanı Bulut Atlası, altı farklı yer ve zamanda karşımıza çıkan kurmaca karakterler üzerinden insanlık tarihinin bir haritasını çiziyor. Bu harita içine katılan metafiziksel öge ile epik bir dünya tarihi atlasına dönüşüyor ve okuyucuyu insanı insan yapan birçok unsur hakkında düşünmeye davet ediyor. Altı yüz küsur sayfada altı farklı kısımda 19. Yüzyıldan başlayan ve gelecekte bilinmeyen tarih sonrası çağlara uzanan kurmaca bir gidişata tanık oluyoruz. Kitabın arka kapağına ulaşıldığında ise kalpte bir korku kalıyor; içten içe bu kurmaca gidişatın gelecekte insanlığın başına geleceklerden çok farklı olmayabileceği hissiyatı insanı ürpertiyor.

22 Nisan 2013

Much Ado About Nothing


Whedon’ın yaratıcı zihni yeni şeyler denemeye ve yeni zorluklar aşmaya dayanamıyor. 2012’de The Avengers gibi büyük ve şaşaalı bir filmle karşımıza çıkan Joss Whedon bu sene bir Shakespeare uyarlaması olan Much Ado About Nothing (Kuru Gürültü) ile şenlendiriyor bizi. Kuru Gürültü, 32. İstanbul Film Festivali programında da kendine yer buldu.

10 Nisan 2013

Warm Bodies

Warm Bodies (Sıcak Kalpler) bir türe hiç yaklaşılmayan taraftan bakmaya cesaret eden; fakat baktığı yerin konumundan ötürü kendini ciddiye almamıza engel olan ortalama  sevimli bir film. Yönetmeni  2011 yapımı 50/50’yi çeken Jonathan Levine.

1 Nisan 2013

Uçuç Böceği Özel: Yeşilçam

İstanbul Film Festivali Onur Ödülleri, festivalin Açılış Töreni'nde dağıtıldı. Lale Belkıs, Ediz Hun'dan aldı ödülünü. Yeşilçam'ın kötü kadını, ödülünü ayakta tek başına duran ve savaşan bütün kadınlara adadı. Ediz Hun'u görmek her zaman güzel. Ödül sahipleri hakkında detaylı bilgi için buraya tıklayın.
Ben de -duygusallaşmış olacağım- hazırlamayı planladığım Uçuç Böceği'ni Yeşilçam'a adadım bu sefer. Büyürken, televizyonda rast geldiğimiz birkaç filmin posterlerini bulacaksınız aşağıda. Filmlerin hepsi 1970'lerden.
Tatlı Meleğim, 1970
Yönetmen: Mehmet Dinler*

25 Mart 2013

Gizli Kapı

Google Earth'ün sizi sadece ilginç köşelere götürdüğünü hayal edin. Şimdi hayal etmeyi bırakıp, buraya tıklayabilirsiniz. The Secret Door, dünyanın dört bir köşesinde eğlenceli ve ilginç manzaraların keyfini çıkarmaya götürüyor sizi.  Rengarenk bir mağazadan çıkıp ormanlık alanda bulabiliyorsunuz kendinizi.

17 Mart 2013

Kinyas ve Kayra

Hakan Günday'ın ilk romanı Kinyas ve Kayra yeraltı edebiyatının ilgi çekici örneklerinden. Gerçi romanı türlemek -türüne yerleştirmek- başkarakterler Kinyas ve Kayra'nın nefret dolu bakışlarına maruz kalmama sebebiyet verebilecek kadar ucuz bir kategorize etme yöntemi. İnsanları milletlerine, derilerinin rengine göre ayırmaktan bir farkı olmadığı da tartışılabilir. Bu tür karşı-düşünceler ise romanın okuyucunun üzerinde yarattığı ya da yaratacağı ötekilik hislerini destekler nitelikte olduğundan bu yazıya da uygun düşer diye düşünüyorum.