Hayallerim, Delorean ve Sen: Ağustos 2012

29 Ağustos 2012

The Expendables 2 & Total Recall (2012)

Kısa kısa son günlerde izleyip de bir türlü burada paylaşamadığım iki film hakkında yazacağım: The Expendables 2 ve Total Recall. Kısa kısa yazacak olmamın sebebi sizin de güzel gözlerinizi bu filmler hakkında uzun uzun okuyarak boşuna yormak istememek. İkisi de izlenilmediği vakit hiçbir zararı olmayan ve hatta izlendiğinde birçoklarına vakit kaybı gibi gelecek filmler.

22 Ağustos 2012

Rüyamda Hogwarts'ı Gördüm Geçen


Hogwarts’ın kirlenmiş ve kanlanmış geleceğini gördüm rüyamda. Dört ev birbirine sırtını dönmüş ve her biri terör örgütü olmuşlar. Gizlice ortak odalara yerleştirilen bombalar, üstünden geçenin tetiğine basarak harekete geçirdiği patlayıcılar, havaya uçurulan merdivenler ve köprüler ile kuralsızlık ve ölüm dört dönüyordu sevgili Hogwarts’da. Bu değişimi tetikleyen olayların en başını bilemesem de rüyamdan hatırladığım kadarıyla öldürdüğü her 30 büyücü ile bir büyücünün gücü katlanıyor ve bir de madalya alıyordu. Madalyayı veren otoritenin adı kulağıma çalınmasa da Sihir Bakanlığı’nın bu uygulamadan habersiz olduğunu varsaymak çocukça. Voldemort’un bir parmağı olduğunu varsaymak da olmuyor. Öyle ki hortkulukları Harry Potter ve dostları tarafından yok edileli seneler oluyor. En nihayetinde bütün bu kaosu başlatanları bilmiyorum. Sadece oradaydım ve hepsine tanık oldum. Çok hüzünlüydü.

17 Ağustos 2012

Uçuç Böceği - HINK Özel

Bu seferki Uçuç Böceği tasarım firması HINK'a özel geliyor! Altta tasarımı HINK'ta çalışan Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nde okumaya devam eden tasarımcılara ait Yeşilçam klasiklerinin yeniden yaratılmış posterlerini ve televizyonda tekrarlarına denk gele gele çocukluğumda bir hayli etkilendiğim Tarkan serisinin filmlerine ait posterleri bulabilirsiniz. HINK'ın internet sitesine buradan ulaşın. 

NOT: Tosunpaşa filminin görselini Bolat'ın blogunda görür görmez aşık oldum! Buradan ona teşekkürler, HINK'ın projeleri ile tanışma sürecinin ilk adımını sağladığı için gelsin!

16 Ağustos 2012

Tumblr'da Blog'a Kardeş

Tumblr'da çok uzun süre gezinmeye başladığıma karar verdiğim anda blog'a kardeş bir tumblr sayfası açayım bari dedim. Görselleri ekleyeceğim, güzellikleri daha kompakt bir şekilde deneyimleyebileceğiniz bir yer oldu gibi. Sakınmayın; bir göz atın.
Hayallerim,Delorean ve Sen Tumblr sayfasına buradan ulaşın dostlar.

15 Ağustos 2012

The Lost Weekend

Yerin dibinde hissetmenin tanımını milyonlar farklı farklı vereceklerdir. Bizi o dipsiz kuyuya sürükleyen nedenlerimizle beraber var oluyoruz ve yok oluyoruz.  Yok oluşlar karanlık ve ürkütücüler. The Lost Weekend’de alkolik bir yazarın ayak izlerini takip ediyoruz. Kendini tüketişini izliyoruz en ön sıradan.
The Lost Weekend, efsane yönetmenlerden Billy Wilder’ın 1945 yapımı, en iyi film  ve en iyi yönetmen Oscar’ını almış filmi. Ray Milland -başkarakter Don Birnam’ı canlandırıyor- filmdeki performansı için en iyi erkek oyuncu Oscar’ı ile ödüllendirilmiş.

Yazı olay örgüsü ile ilgili detaylı bilgi içeriyor. Sürpriz unsurunu kaybetmek istemeyenler buradan sonrasını okumasın.

13 Ağustos 2012

White Christmas

Michael Curtiz'i bilir misiniz? Meşhurlar meşhuru, Humphrey Bogart'lı Casablanca (1942) filminin yönetmenidir Michael Curtiz. Ayrıca gene Curtiz'in filmi olan The Adventures of Robin Hood'da (1938) gelmiş geçmiş en sempatik Robin Hood'lardan birini canlandırır Errol Flynn. Ve bir de geçtiğimiz sene adından sıkça söz ettiren bir yapım olan Kate Winslet'in başrol oynadığı mini seri Mildred Pierce'ın, orijinal filmi, gene aynı adlı Mildred Pierce da Curtiz imzalıdır. Kısacası Curtiz bir dönem sinemanın en yetkinlerinden değilse bile, en üretken isimlerindendir.
White Christmas onun 1954 tarihli müzikal filmi. Bing Crosby, Danny Kaye,Rosemary Clooney ve Vera-Ellen (incecik ve kırılacak gibi duran beli ile) başrollerde. Müzikal sırtını meşhur besteci Irving Berlin'in şarkılarına dayamaktan geri durmuyor. Filme adını veren de gene bir Berlin şarkısı. White Christmas'ın, filmin başrollerinde biri de olan Bing Crosby tarafından söylenen versiyonu en çok satan single olmuş.

10 Ağustos 2012

Gilmore Girls


Gilmore Girls 2000-2007 arasında yayınlanmış, WarnerBros’tan çıkma pek sevimli dizi. 
Gilmore Girls’ü yazmak omuzlarımda büyük bir yük. Böylesi çok sevdiğim bir diziyi yazmak, beraberinde büyük bir sorumluluk getiriyor. Pek bir seviyorum onları. Gerçi benim bu kızlarda bulduğumu, bir başkası farklı formlarda bulacaktır illaki.

8 Ağustos 2012

Gryffindor'a giremeyen herkese gelsin madem


Baya sıkıntılı geçen günlerimi şenliklendirdi aşağıdaki video. İzlerken nasıl da eğlendim! Artı, Pottermore'da Ravenclaw'a seçilmiş bendenize de iyi gelmedi değil. Öyle ki Harry Potter severler Gryffindor'u hep bir numaraya koymuşlardır zannımca. Rowling'in güzelim resmi sitesi Pottermore'da Seçmen Şapka bizi nereye koyduysa, orasının Potter evrenindeki yerimiz olacağına inanmak çok da abzürd olmamalı. Bu sebep ile Ravenclaw'a seçilmiş olmanın yarattığı ilk bozukluk halini atlattıktan sonra bile, içimde kalan o bir gıdım  Gryffindor özlemini de bu video ile gömdüğüme inanıyorum. Ben bir Ravenclaw'ım, bu şekilde seçildim ve böyle kalacağım. Haydi size iyi seyirler.
He bir de, "Sevgili H., bunca büyütme bu olayı! Alt tarafı fantezi, gerçek değil bunlar!" diyenleri nereye havale edeceğimi bilemediğimden, siz öyle deyin, ben böyle demek istiyorum demek istedim.
Pottermore yazısı için buraya, Pottermore'dan birkaç resim görmek isterseniz buraya tıklayın.

7 Ağustos 2012

Antony and the Johnsons'dan Cut the World

Antony and the Johnsons yeni albüm çıkarıyormuş. İsmi Cut the World olacak. Albüme ismini veren şarkıya ait video yayınlandı. Ve leziz bir video olduğunu söylemeliyim. İçinde Willem Dafoe ve Carice van Houten'ı (Carice van Houten kim derseniz: Game of Thrones'un Melisandre'si) bulabileceğiniz videonun yönetmeni NABIL. Nabil'in adını ilk kez duydum; araştırınca daha önce Bon Iver, Kanye West ve Bruno Mars'ın müzik videolarını da yönettiğini öğrendim. İnternet sitesine bir göz atmayı isteyebilirsiniz. Buradan ulaşabilirsiniz.
Cut the World'ün şarkı sözleri feminist bir protesto gibi. Antony'nin dünyayı feminin bir sistem üzerine kurarak yorumladığı ve fikirlerini paylaştığı konuşma Future Feminism'i dinlemek isterseniz buraya tıklayın. Cut the World'ün şarkı sözleri:

For so long I’ve obeyed that feminine decree
I’ve always contained your desire to hurt me

But when will I turn and cut the world?

My eyes are coral, absorbing your dreams
My skin is a surface to push to extremes
My heart is a record of dangerous scenes

But when will I turn and cut the world?
When will I turn and cut the world? 

When will I turn and cut the world?

Videoyu da izleyin madem:
Antony and the Johnsons'ın internet sitesinde, Antony bize diyor ki: a feminist revolution might save our world.

4 Ağustos 2012

Ron Mueck


Mask II (2001-2)

Ron Mueck, 1958 Avustralya doğumlu heykeltıraş. Mueck'in hiperrealist insan heykelleri kesinlikle göz kamaştırıcılar. Eserlerinde genellikle sınırda duran insanları konu ediniyor. Hasta, ölü ya da çıplak insanların korunmasızlığını ve tepetaklak edici duygusal anlarını yakalamaya çalışıyor. Mueck'in eserlerinin en önemli özelliklerinden biri ölçekleri ile oynanmışlıkları. İnsanın boyunu mesaja yardımcı olacak şekilde büyütüyor ya da küçültüyor. Bu ölçekle oynama hali eserleri gözleyenler için ayrıca bir tekinsizlik hissi yaratıyor. Alışıldık boyutlardan çıkan türdeşleri gözlerken daha dikkat kesilmesi gerekiyor insanın. Dikkatle baktıkça bu silikondan,sentetik tüy ve karmakarışık materyallerden üretilme kopyaların, kırışıklıklarından, vücut kıllarına, mimiklerinden ten rengine her bir detayın nasıl da üstünde durulduğunu ve dikkatlice bir araya getirildiğini, bu sahte fakat gerçek  heykelin karşımızda güçlü bir şekilde durduğunu ve bize bir hikaye anlatmaya çalıştığını görüyoruz.

1 Ağustos 2012

Side by Side

Filmlerin rafa kaldırılacağı ve dijitalin her şeye hükmedeceği günün çok yakında olduğunu savunanlar hiç kuşkusuz çoğunlukta. Dijital sinemaya evet diyenler içerisinde de bir çatışma söz konusu; 3 boyutlu filmlerin gelecek olduğunu iddia edenler ve diğerleri. Dijitalleşmenin getireceği kolaylıklar göz ardı edilemez olsa da, sinemanın orijinal aşkı filmler ile geçmişinin yarattığı güçlü bağ hep var olacak. En azından ben sinemayı düşündüğümde, aklıma gelen ilk resimlerden biri, bir ucu kıvrılmış kahverengi film kesiti olacak. 3 boyut konusuna gelirsek; hiç sevmediğimi ve bana kesinlikle doğal gelmediğini söylemeliyim.
Sinema ile ilgilenen herkesi etkileyecek olan bu süreç hakkında çekilmiş bir belgesel Side by Side. Yapımcısı ünlü aktör Keanu Reeves. Hem dijital hem de eski usul yöntemlerin konuşulduğu ve tartışıldığı bir belgesel olmuş Side by Side. Fragmanı izleyince ise kameranın doğrulduğu isimlerden etkilenmemek elde değil: David Fincher, James Cameron, Martin Scorsese, David Lynch... Ben belgeseli izlenecekler listemin en yukarısına ekledim. Belgeselin fragmanına bir göz atın:

Uçuç Böceği VI

The Dark Knight Rises
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...